Güneş, Ay, Ziya ve Nur: İlahi Kudretin Işık Dili
Güneş, Ay, Ziya ve Nur: İlahi Kudretin Işık Dili
Kur’ân-ı Kerim, kâinatın muhteşem nizamını anlatırken güneş ve ayı sıkça zikreder. Bu iki semavî cisim, hem fizikî ışık kaynağı hem de Allah’ın sonsuz kudretinin, hikmetinin ve rahmetinin delilleridir. Özellikle ziya (parlak, kendinden ışık saçan ışık) ve nur (yansıyan, yumuşak aydınlık) kelimeleriyle ifade edilen bu ayrım, Kur’ân’ın bilimsel mucizelerinden birini gösterir.
En net ifade Yûnus Suresi 5. âyettedir:
“O ki, güneşi ziya (parlak ışık kaynağı), ayı nur kıldı. Yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için aya menziller takdir etti. Allah bunları hak ile yarattı. Bilen bir toplum için âyetlerini ayrıntılı olarak açıklar.”
Burada ziya, güneşin kendi özünden gelen, ısı ve ışık üreten parlaklığını; nur ise ayın güneşten aldığı ve yansıttığı yumuşak aydınlığı ifade eder. Bu kelime seçimi tesadüf değildir; 1400 yıl önce modern bilimin keşfettiği gerçeği (ayın ışığının yansıma olduğu) Kur’ân haber vermiştir.
Benzer şekilde Furkan Suresi 61. âyette:
“Gökte burçları var eden, onların içine bir sirac (lamba, ışık kaynağı) ve nurlu bir ay (kamerin münîr) kılan Allah ne yücedir!”
Nûh Suresi 15-16. âyetler de şöyle buyurur:
“Görmediniz mi Allah yedi göğü tabaka tabaka nasıl yarattı? Onların içinde ayı bir nur kıldı, güneşi de bir sirac (aydınlatan lamba) yaptı.”
Güneş sirac ve ziya ile anılırken, ay nur ve münîr (nur veren, aydınlatan) sıfatlarıyla zikredilir. Bu, güneşin ışık kaynağı, ayın ise yansıtıcı olduğunu açıkça gösterir.
Rahman Suresi 5. âyet ise kozmik düzeni özetler:
“Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket eder).”
Yâsîn Suresi 38-40. âyetlerde ise:
“Güneş de kendi yörüngesinde akar gider… Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.”
Hadislerde de ışık ve nur kavramı, hem maddî hem manevî anlamda kullanılır. Örneğin bir hadiste namaz “nur”, sabır “ziya” olarak nitelenir (Müslim). Başka bir rivayette Kur’ân’ı okumanın kıyamet günü kişiye nur olacağı müjdelenir.
Güneş ve ay, Allah’ın nimetleridir: gündüzü aydınlatır, geceyi süsler, vakitleri ölçer, takvimi düzenler, bitkileri büyütür, canlılara hayat verir. Ama asıl nur, kalplere inen ilahi nurdur; o nur ki, insanı karanlıklardan aydınlığa çıkarır.
Ey insan! Gökyüzüne bak: Güneş ziya ile parlar, ay nur ile sükûnet verir. İkisi de emre âmâdedir, ikisi de belirli bir süreye kadar akar gider. Bu nizam, tesadüfün değil, her şeyi bilen ve hikmet sahibi olan Allah’ın eseridir.
O halde secdeye kapan, yalnız O’na kulluk et; çünkü O, göklerin ve yerin nurudur (Nur Suresi 35).