Gökyüzünün Şahitleri: Kuşlar ve Rabbimizin Kudreti

Gökyüzünün Şahitleri: Kuşlar ve Rabbimizin Kudreti
15.01.2026 23:27 | Son Güncellenme: 16.01.2026 16:58
77
A+
A-

Gökyüzünün Şahitleri: Kuşlar ve Rabbimizin Kudreti

Kuşlar, Kur’ân-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde sıkça geçen, Allah’ın kudretini, rahmetini, hikmetini ve kullarına ibret derslerini yansıtan muhteşem varlıklardır. Kanatlarını açıp kapayarak gökte süzülmeleri, rızık arayışındaki tevekkülleri, ordulara gönderilen ebâbîl kuşları, Hz. Süleyman’ın ordusundaki hüdhüd, hatta çamurdan şekillendirilip can verilen kuşlar… Hepsi Rabbimizin sonsuz sanatını gösterir.

Kur’ân-ı Kerim, kuşları düşünmeye davet eder:

“Üzerlerinde kanatlarını aça kapaya uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları (havada) Rahman’dan başkası tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.” (Mülk Suresi, 19)

Bu ayet, gökyüzünde asılı duran her kuşun, Allah’ın kudretiyle dengede tutulduğunu hatırlatır. Yerçekimine, havaya, rüzgâra rağmen kanat çırpmaları tesadüf değil, ilâhî bir nizamın eseridir.

Başka bir ayette Allah, Hz. İbrahim’e (a.s.) ölülerin dirilişini göstermek için kuşları örnek verir:

“Öyleyse dört kuş tut. Onları kendine alıştır, sonra (parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır; sana koşarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Bakara Suresi, 260)

Bu mucize, Allah’ın dilediği anda hayatı yeniden yaratabileceğini gösterir. Kuşlar burada dirilişin somut delili olur.

Hz. İsa’nın (a.s.) mucizeleri arasında da çamurdan kuş yapıp üflemesi ve Allah’ın izniyle gerçek kuş haline gelmesi anlatılır:

“İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluştururdun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluverirdi.” (Maide Suresi, 110)

Fil Suresi’nde ise ebâbîl kuşları (sürü sürü kuşlar), Kâbe’yi yıkmaya gelen Ebrehe ordusunu helâk etmek için gönderilir:

“Onların üzerine ebâbîl (sürü sürü) kuşlarını gönderdi. Onlara pişmiş çamurdan taşlar atıyorlardı.” (Fil Suresi, 3-4)

Bu olay, Allah’ın evini korumak için en küçük mahlûkatı bile nasıl güçlü kılabileceğini gösterir.

Hz. Süleyman’ın (a.s.) ordusunda hüdhüd kuşu ise dikkat çekicidir. Kuşları teftiş ederken hüdhüd’ün eksikliğini fark eder ve hüdhüd gelip Sebe ülkesinden haber getirir (Neml Suresi, 20-28). Bu, kuşların bile ilim ve haber taşıyabileceğini, Allah’ın onlara özel yetenekler verdiğini anlatır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise kuşlara karşı büyük bir merhamet ve şefkat örneği sergilemiştir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurur:

“Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz, (Allah) sizi kuşları rızıklandırdığı gibi rızıklandırırdı. Onlar (kuşlar) sabahları kursakları boş olarak çıkarlar, akşamları dolu kursaklarla dönerler.” (Tirmizî, Zühd 33)

Bu hadis, kuşların sabah aç çıkıp akşam tok dönmesindeki tevekkülü örnek göstererek müminlere “Allah’a güvenip çalışın, endişe etmeyin” mesajı verir.

Başka bir rivayette, sahabe bir serçenin yavrularını aldığında kuş feryat ederek Peygamberimiz’in (s.a.v.) etrafında dönmeye başlar. Efendimiz (s.a.v.) hemen:

“Bu zavallının yavrusunu kim aldı? Yavrularını geri verin!” buyurur ve yavruları annesine iade ettirir.

Yine “Haksız yere bir serçeyi öldürenin kıyamet günü hesabını vereceğini” bildiren hadisler, kuşlara bile eziyet etmenin büyük vebal olduğunu vurgular.

Kuşlar bize şunu öğretir:

  • Gökyüzünde süzülmeleri Allah’ın kudretini,
  • Rızık arayışındaki telaşsızlıkları tevekkülü,
  • Yavrularına şefkatleri merhameti,
  • Ebâbîl ve hüdhüd gibi örnekleri ise Allah’ın dilediği anda en zayıf varlığı bile güçlü kılabileceğini gösterir.

Ey âdemoğlu! Gökyüzüne bakıp kanat çırpan kuşları gördüğünde, seni de rızkıyla donatan, seni de koruyan o Rahman’ı hatırla. Onlar gibi tevekkül et, onlar gibi şükret ve yaratılmışlara onlar gibi merhamet et.

Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerimize olsun.