Gökte Mikâil ve Cebrâil, Yerde Ebû Bekir ile Ömer
Gökte Mikâil ve Cebrâil, Yerde Ebû Bekir ile Ömer
Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
“Her peygamberin gök ehlinden iki, yer ehlinden de iki veziri olur. Benim gök ehlinden vezirlerim Cebrâil ile Mikâil’dir. Yeryüzünden vezirlerim ise Ebû Bekir ile Ömer’dir.”
(Tirmizî, Menâkıb, 16-17; benzer rivayetler Ahmed b. Hanbel ve diğer hadis kaynaklarında yer alır.)
Bu kutlu beyan, ilâhî yardımın gök ile yer arasındaki muhteşem uyumunu gözler önüne serer.
Gökteki vezirler:
- Cebrâil (a.s.) → Vahyin meleği, risâletin en yakın elçisi, kelâmullah’ın taşıyıcısı.
- Mikâil (a.s.) → Rızıkların, yağmurların, rahmetin, tabiat nizamının âmiri. Allah’ın lütfunu yeryüzüne indiren büyük melek.
Yerdeki vezirler:
- Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk (r.a.) → Yumuşak huylu, merhametli, sükûnet timsali, kalpleri yatıştıran, ümmeti birleştiren, imanın en saf ve en derin temsilcisi.
- Hz. Ömer el-Fârûk (r.a.) → Adaletin kılıcı, kuvvetin ve kararlılığın sembolü, zulmün karşısında dağ gibi duran, şeytanın bile yolunu değiştirdiği zat.
Bu hadis bize şunu anlatır:
- İlâhî nizam gökte ve yerde birdir.
- Rahmet ile adalet birbirini tamamlar: Cebrâil’in getirdiği vahyin yumuşaklığı Ebû Bekir’de, Mikâil’in indirdiği rızkın nizamı ve adaleti Ömer’de tecelli eder.
- Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) davası semâvî ve arzî vezirlerle kuşatılmıştır. Gökteki melekler nasıl kusursuz emre itaat ediyorsa, yerdeki Ebû Bekir ve Ömer de aynı ihlâs ve teslimiyetle o kutlu davaya omuz vermiştir.
Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) sıdkı ve teskin ediciliği, fitne fırtınalarında ümmeti sarmalayan bir rahmet olmuştur. Hz. Ömer’in (r.a.) adaleti ise o rahmetin koruyucu kalkanı, zulmün yok edicisi, hakkın terazisi olmuştur. Birisi kalpleri birleştirirken, diğeri o kalplerin hakkını korumuştur.
İkisi birden, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) en yakın dostları, en sadık yol arkadaşları, ümmetin en büyük dayanaklarıdır.
Bugün bu hadisi tekrar hatırladıkça şunu anlıyoruz:
Gerçek vezirlik makamda değil, halka ve hakka hizmettedir.
Gökteki Cebrâil ve Mikâil nasıl Allah’ın emrine âmâde ise, yerdeki Ebû Bekir ve Ömer de aynı şekilde hakka koşmuş, ümmeti korumuş, dini yükseltmiştir.
Allah bizleri, gökte Cebrâil ve Mikâil’in, yerde Ebû Bekir ve Ömer’in yolundan ayırmasın.
Onların sıdkını, adaletini, merhametini, cesaretini ümmete nasip eylesin.
Âmin.