Faiz (Ribâ)

Faiz (Ribâ)
12.01.2026 19:12 | Son Güncellenme: 13.01.2026 12:54
38
A+
A-

İslam dininde faiz (ribâ), en kesin ve ağır yasaklanan haramlardan biridir. Kur’ân-ı Kerim’de faiz açıkça haram kılınmış, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu yasağı hadisleriyle pekiştirmiş ve faiz yiyenlerin ahiretteki acıklı hallerini beyan buyurmuştur.

Kur’ân-ı Kerim’de faizle ilgili en kapsamlı ve şiddetli ifadeler Bakara Suresi 275-281 ayetlerinde yer alır. Bu ayetler, faizin haramlığını, ahiretteki sonucunu ve müminlere son çağrıyı içerir:

Bakara Suresi 275. ayet:
Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden ötürüdür. Oysa Allah alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Kim Rabbinden gelen öğüde uyup (faizden) vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir; işi de Allah’a kalmıştır. Kim de (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir; orada ebedî kalacaklardır.

Bakara Suresi 276. ayet:
Allah faizi yok eder, sadakaları ise artırır. Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.

Bakara Suresi 278-279. ayetler:
Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve eğer gerçekten müminler iseniz faizden geriye kalanı bırakın. Eğer (bırakmazsanız) Allah ve Resulü ile savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe ederseniz, ana paranız sizindir. Böylece ne kimseye zulmetmiş olursunuz, ne de zulme uğratılırsınız.

Bu ayetlerde Allah, faizi ticaretle karıştıranlara karşı net bir ayrım koyar: Ticaret helaldir çünkü risk, emek ve karşılıklı rıza içerir. Faiz ise karşılıksız fazlalıktır ve zulme dayanır. Ayrıca faiz yiyenin ahiretteki hali şeytan çarpmış gibi kalkacağı, yani perişan ve dengesiz olacağı belirtilir. En çarpıcı ifade ise “Allah ve Resulü ile savaşa girmiş olursunuz” kısmıdır; bu, başka hiçbir haram için kullanılmayan en ağır tehdittir.

Başka ayetlerde de faiz kınanır:

  • Âl-i İmrân Suresi 130. ayet:
    Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.
  • Rûm Suresi 39. ayet:
    İnsanların malları arasında artsın diye faizle verdiğiniz şey, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât (ve sadaka) ise, işte (malını ve sevabını) kat kat artıranlar onlardır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de faizi büyük günahlar arasında saymış ve ümmeti ondan sakındırmıştır. İşte bazı sahih hadislerden örnekler:

  • “Faiz yetmiş (veya daha fazla) kapıdan bir kapıdır; bunların en hafifi kişinin annesiyle zina etmesi gibidir.” (Buhârî ve Müslim’de benzer rivayetler)
  • “Faiz yiyene, yedirene, yazana ve şahitlik edene lanet olsun.” (Müslim, Müsâkât)
  • “Altın altın karşılığında, gümüş gümüş karşılığında, buğday buğday karşılığında, arpa arpa karşılığında, hurma hurma karşılığında, tuz tuz karşılığında eşit ve peşin olarak satılır. Kim fazla alırsa faiz almış olur. Fazlalık faizi ise ancak veresiyede olur.” (Müslim, Müsâkât)
  • Veda Hutbesi’nde: “Cahiliye döneminden kalma bütün faiz alacakları ayağımın altındadır. İlk olarak amcam Abbas’ın faiz alacağını kaldırıyorum.” (Ebû Dâvûd, Buhârî)
  • “İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, faiz yemeyen kalmayacak. (Doğrudan) yemese bile tozundan bulaşacak.” (Ebû Dâvûd)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), miraç gecesinde faiz yiyenlerin karınlarının yılanlarla dolu evler gibi şiştiğini ve dışarıdan göründüğünü görmüş, Cibril (a.s.) “Bunlar faiz yiyenlerdir” demiştir.

Faiz, sadece bireysel bir günah değil; toplumda zulmü, fakir-zengin uçurumunu, bereketin kaybolmasını doğuran bir sistemdir. Allah faizi yok eder, sadaka ve infakı ise artırır. Bugün modern banka faizi de bu yasağın kapsamındadır; çünkü ana para dışında karşılıksız fazlalık şart koşulmaktadır.

Müminlere düşen, Allah’ın ve Resulü’nün bu kesin yasağına teslim olmak, faize bulaşmamak ve mümkünse faizsiz ticaret/alışveriş yollarını tercih etmektir. Faizden vazgeçen için geçmiş affedilir, ana para korunur ve kurtuluş ümidi vardır. Ancak dönenler için ateşle tehdit vardır.

Allah bizleri faizden ve her türlü haramdan korusun, rızkımızı helal yollardan versin ve bereketlendirsin. Âmin.

ETİKETLER: