Elçilere Yapılan Zulümler: İlahi Uyarılar ve Nebevi Örnekler
Elçilere Yapılan Zulümler: İlahi Uyarılar ve Nebevi Örnekler
Tarih boyunca Allah’ın elçileri, hakikati tebliğ ettikleri için inkârcı topluluklardan zulüm görmüşlerdir. Bu zulümler yalanlama, alay, eziyet ve hatta öldürme girişimlerini kapsar. Kur’an-ı Kerim, bu gerçeği Mümin Suresi’nde (40. sure) 4-6. ayetlerde vurgular. Bu ayetler, önceki ümmetlerin peygamberlerine karşı tutumlarını, inkârcıların âyetler hakkındaki tartışmalarını ve onların akıbetini anlatarak, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) ve müminlere teselli ve uyarı sunar. Aşağıda, konuyu bu ayetler ışığında inceleyelim ve hadislerle destekleyelim.
Mümin Suresi 4-6 Ayetleri ve Anlamı
Diyanet İşleri Başkanlığı mealine göre ayetler şöyle geçer:
- 4. Ayet: “Allah’ın âyetleri hakkında inkâra sapanlardan başkası tartışmaya girişmez. Onların (dünyada) şehirden şehre rahatça dolaşmaları seni aldatmasın.”
- 5. Ayet: “Bunlardan önce Nûh’un kavmi, onların ardından da çeşitli topluluklar ilâhî gerçeği yalanlamış, her topluluk kendi peygamberlerini yakalayıp etkisiz hale getirmeye kalkışmış, asılsız iddialarla gerçeği ortadan kaldırmak için mücadele vermişlerdi; sonunda onların yakalarına yapıştım. Nasılmış benim cezalandırmam, gördüler!”
- 6. Ayet: “Böylece (kavminden) inkâra sapanlar hakkında rabbinin verdiği, ‘Onlar artık cehennemliktir’ şeklindeki hüküm gerçekleşmiş olacak.”
Bu ayetlerde önce inkârcıların Allah’ın âyetleri hakkında tartışmaya girdikleri, ancak bu tartışmanın yalnızca kâfirlerin özelliği olduğu belirtilir. Onların dünyada refah ve güç içinde dolaşmaları aldatıcıdır; bu geçici bir durumdur. Ardından Nûh kavmi ve sonraki ümmetlerin peygamberleri yalanladıkları, onları yakalayıp etkisiz kılmak istedikleri, hakkı batılla yok etmeye çalıştıkları anlatılır. Allah onları cezalandırmış ve cehennemlik olduklarını hükme bağlamıştır. Ayetler, elçilere zulmün sonunun helak ve ahirette azap olduğunu vurgular. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Mekke’deki sıkıntılarına da işaret eder: Müşrikler güç ve refah içinde görünse de, bu aldatmacadır; ilahi adalet tecelli edecektir.
Hadislerle Destek: Peygamberlere Yapılan Zulümlerin Nebevi Yansımaları
Hadis-i şerifler, Kur’an’ın bu mesajını somutlaştırır ve peygamberlerin çektiği eziyetleri örnekler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hem kendi yaşadığı zulümleri hem de önceki elçilerin sıkıntılarını anlatmış, sabır dersi vermiştir:
- Hz. Muhammed’e (s.a.v.) Yapılan Zulümler Hakkında:
Peygamberimiz Mekke’de taşlanmış, alay edilmiş, boykot edilmiş ve fiziki eziyetlere maruz kalmıştır. Bir hadiste şöyle buyurur:
“Allah yolunda hiç kimsenin görmediği eziyetlere mâruz kaldım.” (Tirmizî, Kıyâmet, 34/2472)
Bu, tebliğ yolunda çekilen sıkıntıları doğrudan ifade eder. Müşrikler, onu ortadan kaldırmak istemiş ama başaramamışlardır – tıpkı ayetlerdeki gibi. - Zulmün Ahiretteki Sonucu:
Zulüm, zalim için karanlık bir azaptır. Peygamber Efendimiz buyurur:
“Zulüm, kıyamet gününde zifiri karanlıklardır.” (Buhârî, Mezâlim, 8; Müslim, Birr, 57)
Bu hadis, Nûh kavmi gibi önceki ümmetlerin helakını ve inkârcıların cehennemlik oluşunu hatırlatır. - Mazlumun Duası ve Elçilerin Sabrı:
Peygamberler zulme karşı dua ve sabırla karşılık vermiştir. Hadiste:
“Mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.” (Buhârî, Mezâlim, 9; Müslim, Îmân, 29)
Hz. Nûh’un duası üzerine kavmi tufanla yok olmuştur. Bu, elçilere zulüm edenlerin duaların gücüyle karşılaşacağını gösterir.
Sonuç: Zulmün Sonu ve Müminlere Ders
Mümin Suresi 4-6 ayetleri, elçilere zulmün tarih boyunca tekrarlandığını, inkârcıların âyetler hakkında tartıştığını, peygamberleri yakalamak istediğini ve zalimlerin helak olduğunu bildirir. Dünyadaki refah aldatıcıdır; asıl hesap ahirettedir. Hadisler, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) çektiği eziyetleri örnekleyerek müminlere sabır ve metanet telkin eder. Bugün de zulme karşı durmak, adaleti savunmak peygamber yoludur. Zulümle abat olanın sonu berbattır; Allah mazlumun yardımcısıdır.