Dinler Arası Diyalog İslam’a Göre Yanlıştır

Dinler Arası Diyalog İslam’a Göre Yanlıştır
23.01.2026 19:23
65
A+
A-

Dinler Arası Diyalog İslam’a Göre Yanlıştır

Günümüzde “dinler arası diyalog” adı altında yürütülen çalışmalar, sıklıkla İslam’ın temel inanç esaslarıyla çelişen bir zemine oturtulmaktadır. Bu yaklaşım, dinlerin eşit olduğu, hepsinin Allah katında geçerli yollar olduğu izlenimi vermekte ve tevhid inancını zedelemektedir. Kur’ân-ı Kerim ve sahih hadisler, bu tür bir “dinler arası eşitlikçi diyalog” anlayışını açıkça reddetmektedir.

1. Allah Katında Tek Din Vardır: İslam

Kur’ân-ı Kerim çok net bir hüküm verir:

“Allah katında din ancak İslam’dır.” (Âl-i İmrân, 19)

“Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı seçtim.” (Mâide, 3)

Bu ayetler, İslam’dan başka bir dinin Allah indinde kabul görmediğini açıkça beyan eder. Diğer inanç sistemleri ya aslen ilahi olup sonradan tahrif edilmiş (Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi) ya da tamamen bâtıl (şirk içeren inançlar) addedilmiştir. Dolayısıyla “dinler” ifadesi kullanılarak eşitlikçi bir diyalog zemini oluşturmak, bu kesin hükmü yok saymaktır.

2. Ehl-i Kitap’ın İnançlarındaki Sapmalar ve Onlarla İlgili Uyarılar

Kur’ân, Hıristiyanların ve Yahudilerin önemli inanç sapmalarını defalarca vurgular:

  • “Andolsun, ‘Allah üçün üçüncüsüdür’ diyenler kâfir olmuşlardır. Oysa tek ilâh yoktur…” (Mâide, 73)
  • “Meryem oğlu Mesih Allah’tır diyenler kesinlikle kâfir olmuştur.” (Mâide, 17)
  • “Yahudiler: ‘Üzeyir Allah’ın oğludur’ dediler. Hıristiyanlar da: ‘Mesih Allah’ın oğludur’ dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir… Allah onları kahretsin, nasıl da saptılar!” (Tevbe, 30)

Bu ayetler, diyalog adı altında bu inançların “saygı duyulacak farklı yorumlar” gibi sunulmasını imkânsız kılar. Müslüman’ın görevi, bâtılı tasdik etmek değil, hakkı tebliğ etmektir.

3. Dostluk ve Velâ Konusundaki Kesin Yasak

“Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost (velî) edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Mâide, 51)

Bu ayet, samimi dostluk ve velâyet bağının kurulmasını yasaklar. Diyalog adı altında oluşturulan “ortak değerler” platformları, çoğu zaman bu yasağı delmeye yönelik adımlar olarak yorumlanmaktadır.

4. Hadis-i Şeriflerdeki Açık Uyarılar

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Ehl-i Kitap’a hiçbir şey sormayın. Çünkü onlar dalâlet üzere olup size asla doğruyu göstermezler. Eğer onlara bir şey sorarsanız ya bâtılı tasdik etmek ya da hakkı yalanlamak zorunda kalırsınız.” (Müsned, Câbir b. Abdullah’tan)

Başka bir hadiste:

“Kim bir kavme benzerse, o onlardandır.” (Ebû Dâvûd, Libâs 4031)

Dinler arası diyalog etkinliklerinde Müslümanların rahiplerle, hahamlarla aynı sahnede dua etmesi, ortak ibadet görüntüsü vermesi veya “dinlerimiz birdir” izlenimi uyandıran söylemler kullanması, bu hadislerin ışığında çok tehlikeli bir benzerlik ve benimseme durumudur.

Sonuç

Dinler arası diyalog, İslam’ın “Allah katında tek din İslam’dır” ilkesine, tevhid akidesine ve Ehl-i Kitap’ın inançlarındaki sapmaları açıkça kınayan ayetlere ters düşmektedir. Müslüman’ın görevi, diğer din mensuplarıyla güzel ahlâkla geçinmek, adaletle davranmak, komşuluk ve insanî ilişkilerde iyilik yapmak olsa da; dinî inançları eşit kabul eden, şirki ve tahrifatı normalleştiren, “dinler arası” eşitlikçi bir diyalog anlayışı İslam’da yeri olmayan bir bid’attir ve yanlıştır.

Gerçek diyalog, ancak tebliğ ve hakikati en güzel şekilde anlatma (mücâdele-i hasene – Ankebût, 46) çerçevesinde olabilir; asla dinlerin eşitliği veya ortak ibadet zemini üzerinden değil.

Allah bizleri Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı sarılan, hakikati eğip bükmeden tebliğ eden kullarından eylesin. Âmin.