Boş Konuşmanın Zararı ve Müslümana Yakışmayan Tavır

Boş Konuşmanın Zararı ve Müslümana Yakışmayan Tavır
22.01.2026 22:13
28
A+
A-

Boş Konuşmanın Zararı ve Müslümana Yakışmayan Tavır

İslam, insanın dilini en değerli ve en tehlikeli uzuvlardan biri olarak görür. Dil ile yapılan iyilikler cennete, kötülükler cehenneme götürebilir. Özellikle boş konuşma (lağv, mâlâyânî), faydasız söz, gereksiz laf, anlamsız sohbet ve boş yere uzatılan kelam, imanın kemaline mani olan büyük hatalardandır.

Kur’ân-ı Kerîm’de Allah Teâlâ, müminlerin en güzel vasıflarını sayarken boş sözden uzak durmayı özellikle vurgular:

“Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.”
(Mü’minûn Suresi, 3. ayet)

Bu ayet, kurtuluşa eren müminlerin temel özelliklerinden birini boş ve faydasız her şeyden (söz ve amelden) kaçınmak olarak gösterir.

Rahman’ın (cc) gerçek kullarını tarif ederken şöyle buyurur:

“O has kullar, yalancı şahitlik etmezler. Boş bir söz ve davranışa rastladıklarında ise yüz çevirip vakar içinde oradan geçip giderler.”
(Furkân Suresi, 72. ayet)

Yine başka bir ayette müminlerin tavrı şöyle anlatılır:

“Onlar, boş ve çirkin bir söz duydukları zaman ondan yüz çevirirler ve derler ki: ‘Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız da size. Size selâm olsun. Biz kendini bilmezleri aramayız.’”
(Kasas Suresi, 55. ayet)

Cennetin en büyük nimetlerinden biri de boş sözün tamamen ortadan kalkmasıdır:

“Orada ne boş bir söz işitirler, ne de günaha sokan bir laf.”
(Vâkıa Suresi, 25. ayet)
“Orada boş söz işitmezler.”
(Gâşiye Suresi, 11. ayet)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de ümmetini boş konuşmadan şiddetle sakındırmış, dilin kontrolünü imanın bir parçası saymıştır. Birkaç hadis-i şerif:

“Kim Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya da sussun.”
(Buhârî, Edeb; Müslim, Îmân)

“Kişinin iyi Müslüman olduğunun alametlerinden biri, kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesidir.”
(Tirmizî, Zühd; İbn Mâce, Fiten)

“İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen şeylerin çoğu dillerinin ürettikleridir.”
(Tirmizî, Zühd)

Hz. Muâz bin Cebel (r.a.) sorar: “Ya Resûlallah, konuştuklarımızdan dolayı da hesaba çekilecek miyiz?”
Efendimiz (s.a.v.) şöyle cevap verir:

“Annen sana ağlasın ey Muâz! İnsanları yüzüstü cehenneme atan dillerinden başka bir şey midir?”
(Tirmizî, Zühd)

Başka bir hadiste:

“Size yorulmadan yapılan en kolay ibadeti bildireyim: Susmak, boş laf konuşmamak ve güzel ahlâk.”

Boş konuşma, kalbi katılaştırır, amelleri boşa çıkarır, rızkı daraltır ve kişiyi gaflete düşürür. Çok konuşan çok yanılır; çok yanılınca hayâsı azalır; hayâsı azalan da harama düşer.

O halde mümin, konuşacağı zaman önce şu soruları sormalıdır:

  • Bu söz Allah’ı razı eder mi?
  • Faydalı mıdır, yoksa vakit israfı mıdır?
  • Âhirette hesabını verebilecek miyim?

Susmak çoğu zaman altındır. Az konuşmak vakardır, çok konuşmak ise çoğu zaman nifak alâmetidir.

Allah bizleri boş sözden, mâlâyânîden korusun. Dilimizi hayra ve doğruya alıştırsın. Bizi cennet ehli gibi boş sözün olmadığı, sadece güzel ve faydalı kelamın bulunduğu ortamlara hazırlasın. Âmin.