Ahir Zaman ve Fitne Dönemlerine Dair Nebevî Tavsiyeler
Ahir Zaman ve Fitne Dönemlerine Dair Nebevî Tavsiyeler
İslam literatüründe fitne dönemleri olarak adlandırılan zorlu zamanlarda, Müslümanların takınması gereken tavır ve sorumluluklara dair temel hadis-i şerifler aşağıda sunulmuştur.
1. “Güzel Olanı Yap, Kötüden Uzak Dur”
Vakid İbnu Muhammed babasından, o da Abdullah İbnu Amr İbni’l-As (radıyallahu anhümâ)’dan anlattığına göre demiştir ki:
“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), (bir gün) parmaklarını kenetledi ve dedi ki:
‘Ey Abdullah İbnu Amr! Ahidleri bozulup şöyle karmakarışık hale gelen bir kısım ayak takımı (hezele) kimselerle başbaşa kalırsan ne yaparsın?’
‘Ne yapmamı tavsiye edersiniz, Ey Allah’ın Resulü!’ dedim. Buyurdular ki:
‘Güzel bulduğun şeyi yaparsın, kötü bulduğun şeyi de terkedersin. Kendi yakınlarının (hallerini düzeltmeye) yönelirsin. O hezele takımı (ile de), onların cemaatı ile de (uğraşmayı) terkedersin.'”
Kaynak: Buhârî, Salat 88, Fiten 13; Ebu Davud, Melâhim 17, (4342); İbnu Mace, Fiten 10, (3957).
2. Sabır
Ebu Ümeyye eş-Şa’bânî anlatıyor: “Ey Ebu Sa’lebe, dedim, şu ayet hakkında ne dersin?” (Mealen): “Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda oldukça sapıtmış olanlar size zarar vermez…” (Maide, 5/105). Bana şu cevabı verdi:
“Gerçekten bunu, iyi bilen birine sordun. Zira ben aynı şeyi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a sormuştum: Demişti ki:
‘Ma’rufa sarılın, münkerden de kaçının! Ne zaman uyulan bir cimrilik, takip edilen bir heva, (dine, ahirete) tercih edilen dünyalık görür, rey sahiplerinin (selefi dinlemeden) kendi reylerini beğendiklerini müşahede edersen, o zaman kendine bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. Zîra (bu safhaya gelince) arkanızda sabır günleri var demektir. O günler avuçta ateş tutmak gibi (sıkıntılı)dır. O günlerde, sizin kadar amel yapabilen bir kimseye elli kişinin ecri verilecektir.'”
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 17, (4341); Tirmizî, Tefsir, Mâide, (3060); İbnu Mace, Fiten 21, (4014).3. Fitne Zamanında “Tahtadan Kılıç” Meselesi
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), ashabına: “Müslümanlar arasında fitne çıktığı vakit tahtadan bir kılıç edinin,” buyurmuştur.
Hz. Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
‘Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mü’min olarak sabaha erer, akşama kafir olur; mü’min olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Âdem’in iki oğlundan hayırlısı olsun (ölen olsun, öldüren değil).'”
Kaynak: Ebu Davud, Fiten 2, (4259, 4262); Tirmizî, Fiten 33, (2205).4. Fitneye Ortak Olmamak: Evine Çekilmek
Hz. Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) seslendiler:
‘Ey Ebu Zerr!’
‘Buyurun, Ey Allah’ın Resulü, emrinizdeyim!’ dedim.
‘İnsanlara (kitle halinde) ölüm isabet edip, kabirlerin (ücretli) hizmetçiler tarafından kazılacağı zaman ne yapacaksın?’ buyurdular.
‘Benim için Allah ve Resulü neyi ihtiyar buyurursa onu yaparım!’ dedim.
‘Sabrı tavsiye ederim!’ buyurdular…”
Daha sonra şöyle devam ettiler:
“‘Zeyt mıntıkasının taşları kanda boğulduğunu gördüğün zaman ne yapacaksın?’
‘Allah ve Resûlü benim için neyi ihtiyar buyurursa onu!’ dedim.
‘Sana kendilerinden olduğun yakınlarını tavsiye ederim!’ dedi. Ben sordum:
‘Ey Allah’ın Resulü! (O zaman) kılıcımı alıp omuzuma koymayayım mı?’
‘Böyle yaparsan (fitneci) kavme ortak olursun!’ buyurdular.
‘Bana ne emredersiniz!’ dedim.
‘Evine çekil!’ buyurdular.
‘Evime girilirse?’ dedim.
‘Eğer kılıcın parıltısının seni şaşırtacağından korkarsan, elbiseni yüzüne ört. Gelen hem senin günahınla, hem de kendi günahıyla dönsün!'”
Kaynak: Ebu Davud, Fiten 2, (4261); İbnu Mace, Fiten 10, (3958).