Yeşaya 53:5-7 Pasajı İslam’a Neden Ters Düşer?
Yeşaya 53:5-7 Pasajı İslam’a Neden Ters Düşer?
Yeşaya Kitabı’nın 53. bölümü, Hristiyan teolojisinde sıkça Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi, günahlar için acı çekmesi ve kefaret olarak ölmesi şeklinde yorumlanan “acı çeken kul” pasajıdır. Verilen pasaj şöyle:”Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden yaralandı, bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. O baskı görüp eziyet çektiyse de ağzını açmadı. Kesime götürülen kuzu gibi, kırkıcıların önünde sessizce duran koyun gibi açmadı ağzını.” (Yeşaya 53:5-7)
Bu pasaj, Hristiyan inancında Hz. İsa’nın masumiyetini, sessizliğini ve insanlığın günahları için kurban oluşunu vurgular. Ancak İslam açısından bu yorum ve pasajın ima ettiği doktrin, Kur’an-ı Kerim’in temel prensipleriyle çelişir. Aşağıda ana nedenleri açıklayım:
1. **Birinin Başkasının Günahlarını Üstlenmesi (Vekaleten Kefaret) Reddedilir**
– İslam’da her insan kendi amelinden sorumludur. Kimse bir başkasının günah yükünü taşıyamaz veya kefaret ödeyemez.
– Kur’an’da açıkça belirtilir: “Hiçbir günahkâr, bir başkasının günah yükünü yüklenmez.” (Fatır 35:18; ayrıca En’âm 6:164; İsrâ 17:15; Necm 53:38).
– Yeşaya 53’te ise “bizim isyanlarımız yüzünden yaralandı”, “bizim suçlarımız yüzünden eziyet çekti”, “bizler onun yaralarıyla şifa bulduk” denerek, bir kişinin başkalarının günahları için acı çektiği ve şifa/kurtuluş sağladığı ima edilir. Bu, Hristiyanlık’taki “aslî günah” ve “İsa’nın kefareti” doktrinine temel olur, ancak İslam’da böyle bir vekaleten kurtuluş yoktur. Günahların affı, doğrudan Allah’a tevbe ve istiğfarla olur (örneğin Nisâ 4:110; Furkan 25:70).
2. **Hz. İsa’nın Çarmıha Gerilip Öldürülmesi Kur’an’da Reddedilir**
– Kur’an, Yahudilerin Hz. İsa’yı öldürdüğü iddiasını kesin bir dille yalanlar: “Oysa onu öldürmediler ve çarmıha germediler; fakat (öldürdükleri kişi) onlara (Îsâ’ya) benzer gösterildi… Onu kesin olarak öldürmediler.” (Nisâ 4:157).
– Pasajdaki “kesime götürülen kuzu gibi sessizce” ifadeleri, Hristiyanlarca çarmıhtaki sessiz İsa’ya bağlanır. Ancak Kur’an’a göre Hz. İsa çarmıhta öldürülmemiştir; Allah onu kendi katına yükseltmiştir (Nisâ 4:158; Âl-i İmrân 3:55). – Bu nedenle, pasajın ima ettiği “kurban edilme” ve “ölümle kefaret” senaryosu, İslam’da geçersizdir.
3. **Allah’ın Adaleti ve Merhametiyle Çelişir**
– İslam’da Allah, günahları affetmek için masum birini cezalandırmaz. Bu, ilahi adalete aykırıdır. Allah doğrudan affedebilir: “Kim bir kötülük işler veya nefsi aleyhine bir günah kazanıp sonra Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok merhametli bulacaktır.” (Nisâ 4:110).
– Bir masumun başkalarının suçları için eziyet çekmesi, Allah’ın rahmetini bir kurban şartına bağlamak anlamına gelir ki bu, tevhid inancıyla uyuşmaz.
Sonuç olarak, bu pasaj İslam’ın temel ilkeleriyle –kişisel sorumluluk, tevhid, Hz. İsa’nın öldürülmemesi ve Allah’ın doğrudan affı– doğrudan çelişir. İslam, kurtuluşu iman, tevbe ve salih amelle bağlar; bir kurban veya vekaleten acı çekmeye değil. Bu fark, İslam’ın Hristiyanlık’taki “çarmıh teolojisi”ni reddetmesinin ana nedenlerinden biridir.