Rukye: Kur’ân ve Sünnet Işığında Şifa Yolu ve Havas İlmiyle İlişkisi

Rukye: Kur’ân ve Sünnet Işığında Şifa Yolu ve Havas İlmiyle İlişkisi
09.01.2026 14:49
79
A+
A-

Rukye: Kur’ân ve Sünnet Işığında Şifa Yolu ve Havas İlmiyle İlişkisi

İslam’da rukye, hastalık, nazar, büyü veya manevi sıkıntılardan korunmak ve şifa bulmak amacıyla Kur’ân âyetleri, Allah’ın isimleri veya Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) öğrettiği dualar okuyup üfleme işlemidir. Cahiliye döneminde şirk unsurları içeren uygulamalar olsa da, İslam rukyeyi tevhid çerçevesinde temizlemiş ve caiz kılmıştır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hem kendisi rukye yapmış hem de başkalarına izin vermiştir.

Sahih hadislerde şu örnekler yer alır:

Hz. Âişe (r.a.) anlatır: “Resûlullah (s.a.v.) yatağa girdiğinde İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini okuyup avuçlarına üfler, sonra ellerini yüzüne ve vücuduna sürerdi. Hastalandığında da aynı şeyi bana yaptırırdı.” (Buhârî, Tıb 39; Müslim, Selâm 50)

Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.) rivayet eder: Bir seferde akrep sokan bir kişiye Fâtiha sûresini okuyarak rukye yaptık. Hasta iyileşince Resûlullah (s.a.v.): “Fâtiha’nın rukye olduğunu nereden bildin? Koyunları paylaşın, bana da bir pay verin!” buyurdu. (Buhârî, Tıb 33; Müslim, Selâm 66)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Şirk içermeyen rukyede sakınca yoktur.” (Müslim, Selâm 63)

Bu hadisler gösterir ki, rukye Kur’ân âyetleriyle (özellikle Fâtiha, İhlâs, Felâk ve Nâs) yapıldığında caizdir.

Âlimler şu şartlarda ittifak eder: Allah’ın kelâmı, isimleri veya sıfatlarıyla olmalı; anlamı anlaşılır olmalı; şifanın rukyeden değil, Allah’tan geldiğine inanılmalı (İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, X, 206).

Felâk ve Nâs sûreleri (Muavvizeteyn) rukyenin en önemli parçasıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bunları özellikle nazar, büyü ve vesveseye karşı okumuştur:

Ukbe b. Âmir (r.a.): “Resûlullah (s.a.v.) bana dedi ki: ‘Bu gece indirilen âyetlerin benzeri görülmemiştir: Kul eûzü bi-rabbi’l-felak ve Kul eûzü bi-rabbi’n-nâs.’” (Müslim, Müsâfirîn 264)

Bu sûreler, karanlığın, büyücülerin düğümlere üflemesinin, hasetçilerin ve vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınmayı öğretir. Sabah-akşam üçer defa okunması sünnettir.

Havas ilmiyle bağlantısı ise şöyledir: Havas, nesnelerin ve Kur’ân harflerinin gizli özelliklerini inceleyen bir disiplindir. Klasik kaynaklarda (Taşköprîzâde, Miftâhu’s-saâde) rukye, havasın bir uygulaması olarak geçer: Okuyarak (ilm-i havâs), yazarak (muska) veya üfleyerek şifa aranır. Ancak sahih İslamî rukye, sadece Kur’ân ve sünnet dualarıyla sınırlıdır; şirk, cin çağırma veya bilinmeyen tılsımlar içermez.

Sonuç olarak, rukye sünnet bir şifa yoludur. Felâk ve Nâs sûrelerini düzenli okumak, hem bedeni hem ruhu korur. Şifa Allah’tandır; rukye sadece vesiledir. Havasın geniş anlamında rukye yer alsa da, bid’at ve hurafelere kaçmadan, sadece sahih kaynaklara dayanarak uygulanmalıdır. Allah şifa verenlerin en hayırlısıdır.