Mezhepçilik, Cemaatçilik ve Tarikatçılık Yapmak Günah mı?

Mezhepçilik, Cemaatçilik ve Tarikatçılık Yapmak Günah mı?
12.01.2026 15:07 | Son Güncellenme: 12.01.2026 15:17
60
A+
A-

Mezhepçilik, Cemaatçilik ve Tarikatçılık Yapmak Günah mı?
(Kur’ân ve Sahih Hadislerle Cevap)

Kur’ân-ı Kerîm ve sahih hadisler, din adına aşırı grup taassubu, fanatizm, “sadece biz kurtuluruz” anlayışı, Müslümanları bölme, ötekileştirme ve hizipçiliği açıkça yasaklar ve büyük günah sayar.

Kur’ân-ı Kerîm’den Doğrudan Deliller

  1. En’âm Sûresi 159. âyet
    “Dinlerini parça parça edip fırkalara (hiziplere) bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah, onlara yapmakta oldukları şeyleri haber verecektir.” Bu âyet, dinlerini parçalayıp gruplara ayrılanları (hizipçileri) şiddetle kınar. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) onlarla ilişkisinin kesileceğini bildirir.
  2. Âl-i İmrân Sûresi 103. âyet
    “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’ân’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah kalplerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz…” Allah, ümmetin birliğini emreder ve “bölünmeyin” buyurur. Bölünmek, ateşe sürükleyen büyük tehlike olarak tasvir edilir.
  3. En’âm Sûresi 153. âyet
    “Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara sapmayın ki sizi Allah’ın yolundan ayırmasın. İşte günahtan korunmanız için Allah size bunları emretti.” Dosdoğru yol birdir (Kur’ân ve sünnet). Başka yollara (fırkalara, taassuba) sapmak günaha sürükler.
  4. Rûm Sûresi 31-32. âyetler
    “…Müşriklerden olmayın. Onlar ki dinlerini parçaladılar ve fırka fırka oldular. Her fırka, kendisinde olanla böbürlenir.” Dinini parçalayan, grup grup olan ve kendi grubuna böbürlenenler müşriklerin yolundadır.

Sahih Hadislerden Deliller

  • Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu:
    “Yahudiler yetmiş bir fırkaya ayrıldılar… Hıristiyanlar yetmiş iki fırkaya ayrıldılar… Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Yetmiş ikisi cehennemdedir, biri kurtulmuştur.”
    (Tirmizî, Îmân 18; Ebû Dâvûd, Sünnet 1 – sahih hadis) Kurtulan fırka, “Benim ve ashabımın yolu üzere olan” (Ehl-i sünnet ve’l-cemaat) olarak tarif edilir. Bölünme felakettir.
  • “Müslümanlar birbirine karşı merhametlidir, birbirine şefkat eder, birbirini korur. Birbirine sımsıkı kenetlenmiş bir bina gibidirler.”
    (Buhârî, Salât 88; Müslim, Birr 65)

Sonuç ve Özet

  • Bir mezhebe (Hanefî, Şâfiî vb.), hak ve sahih tarikata veya cemaate mensup olmak, onlardan ilim ve fayda almak caizdir (Kur’ân ve sünnet çerçevesinde kaldığı sürece).
  • Ancak mezhepçilik, cemaatçilik, tarikatçilik yapmak —yani taassup, fanatizm, Müslümanları bölmek, “sadece biz haklıyız, diğerleri sapıktır” demek, grup çıkarını ümmet birliğinin üstünde tutmak— büyük günahtır. Kur’ân bunu açıkça yasaklar ve cezasını Allah’a havale eder.

En güvenli yol: Kur’ân ve sahih sünnet merkezli durmak, ümmet birliğini korumak, taassuba düşmemek ve bütün Müslümanları kardeş bilmektir.

Allah bizleri hizipçilikten, taassuptan ve ümmeti bölmekten korusun. Âmin.