Mehdi ve “Kırk” Sayısının Sırları
Mehdi ve “Kırk” Sayısının Sırları
Arap kültüründe ve İslâmî rivayetlerde, sayıların yalnızca matematiksel anlamları değil, bazen mecazî ve sembolik değerleri de vardır. Özellikle “kırk” sayısı, olgunluk, tamamlanma ve belirli bir manevi evreyi işaret eder. Rivayetlerde Hz. Mehdi’nin işinin başına geçtiğinde kırk yaşında olacağı belirtilir (Kenzu’l-Ummal, h. no: 39660; Ebu Nuaym, Fiten, 1/376, 1/402). Bu, salt kronolojik bir bilgi değil, manevi olgunluğun sembolüdür.
Bediüzzaman Said Nursi de “40” sayısına dikkat çekerek, istikbalin yani geleceğin, hak ve hayır lehine galebe kazanacağını vurgular:
“Biz ölsek, milletimiz bâkidir. Kırk sene ile razı değiliz. En ekall bin sene galebeyi isteriz… yalnız dâr-ı ahrettir.” (Muhakemat, s. 41-)
Kırk, başlangıç ve hazırlık dönemidir; nihai galebe ise Allah’ın takdirinde gerçekleşir. Bu bağlamda, Hz. Mehdi’nin hayatının bir bölümünü, plaka kodu “40” olan Kırşehir’de geçirmiş olması da dikkat çekicidir. Mekân ve sayı burada mistik bir uyum sergiler: Kırşehir, kırkın olgunluk ve hazırlık sembolü ile birleşir; Mehdi’nin yetiştiği, içsel olgunluğunu kazandığı bir manevi merkez hâline gelir.
Bu, yalnızca tarihî bir yer bilgisi değil; sembolik bir işarettir. Kırk yaş, kırk yıl, kırk numara… Hepsi Mehdi’nin olgunluğunu, sabrını ve istikbal için hazırlığını işaret eder. Tıpkı Bediüzzaman’ın dediği gibi, dünya üzerindeki sınırları olsa da, hak ve hayır her zaman galip gelecektir.