Hz. Muhammed (s.a.v.): İnsanlığın En Güzel Örneği
Hz. Muhammed (s.a.v.): İnsanlığın En Güzel Örneği
Hz. Muhammed (s.a.v.), Allah’ın son peygamberi olarak insanlığa gönderilmiş, ahlakı ve şahsiyetiyle alemlere rahmet olmuştur. Kur’ân-ı Kerim’de “Andolsun ki sen pek yüce bir ahlâk üzeresin” (Kalem Suresi, 4) buyurularak O’nun eşsiz ahlakı övülmüş; kendisi de “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” diyerek misyonunu ifade etmiştir. Peygamber Efendimiz’in hayatı, listedeki özelliklerin en mükemmel şekilde vücut bulduğu canlı bir örnektir.
Adaletliydi
Hz. Muhammed (s.a.v.), hiçbir ayrım gözetmeden adaleti gözetirdi. Düşmanları bile O’nun adaletine güvenir, hakem olarak O’nu seçerdi. Mekke’nin fethinde bile genel af ilan ederek adalet ve merhameti birleştirmiştir.
Güvenilirdi
Peygamberliğinden çok önce, henüz gençliğinde Kureyşliler tarafından “el-Emîn” (güvenilir kişi) lakabıyla anılırdı. Emanetlere riayet eder, sözünde durur, verdiği sözü yerine getirirdi. İnsanlar mallarını ve sırlarını O’na emanet etmekten çekinmezdi.
Affediciydi
Taif’te taşlanmasına rağmen beddua etmemiş, Uhud’da dişleri kırıldığı halde düşmanlarına beddua yerine dua etmiştir. Mekke’nin fethinde “Bugün size kınama ve azarlama yoktur, gidin hepiniz serbestsiniz” diyerek affın en güzel örneğini göstermiştir.
Cesaretliydi
Savaşlarda en önde yer alır, en zor anlarda ümmetini cesaretlendirirdi. Bedir, Uhud, Hendek gibi zorlu mücadelelerde korkusuzca öne çıkmış, asla geri adım atmamıştır.
Mütevazıydı
Halife gibi değil, kul gibi yaşardı. Yerde oturur, yer sofrasında yemek yer, kendi işini kendisi yapar, köleyle aynı sofrada otururdu. “Ben bir kulum, kul gibi yer, kul gibi içerim” buyurarak tevazunun zirvesini göstermiştir.
Hoşgörülüydü
Farklı inançlara, farklı milletlere karşı büyük bir hoşgörü sergilemiştir. Medine Vesikası ile farklı din mensuplarının haklarını garanti altına almış, komşusu Yahudi bile olsa hakkını gözetmiştir.
Yardımseverdi
İhtiyaç sahiplerine el uzatır, yetimleri korur, dullara sahip çıkar, yolda kalmışa yardım ederdi. Malının çoğunu Allah yolunda infak eder, kendisi tok yatarken komşusunun aç yatmasına razı olmazdı.
Merhametliydi
Bütün yaratılmışlara karşı sonsuz merhamet beslerdi. Çocuklara şefkatle yaklaşır, hayvanlara bile merhamet gösterirdi. Bir kedinin açlığını görünce üzülür, bir köpeğin susuzluğunu görünce gözyaşı dökerdi. “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” buyurarak merhametin önemini vurgulamıştır.
İsrafı sevmezdi
Azla yetinir, israfı büyük günah sayardı. Yemek yerken tabağını temizler, suyu dikkatli kullanır, “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz” buyurarak ölçülü yaşamın örneğini vermiştir.
Güzel ahlaklıydı
Hz. Âişe validemize “O’nun ahlâkı Kur’ân’dı” dedirtecek kadar üstün bir ahlaka sahipti. Her hareketi, her sözü Kur’ân’ın yaşayan haliydi.
Doğru sözlüydü
Hayatı boyunca yalan söylememiş, “Doğru sözlülük iyiliğe, iyilik de cennete götürür” buyurmuştur. Yalana karşı en sert tavrı göstermiş, yalanı şeytanın işi olarak nitelendirmiştir.
Kusurları örterdi
Kimsenin ayıbını yüzüne vurmaz, kusurları örter, insanları utandırmazdı. Birinin hatasını gördüğünde nazikçe uyarır, kimsenin onurunu kırmazdı.
Yalanı sevmezdi
Yalanı en büyük kötülüklerden sayar, “Yalancı münafığın alametlerindendir” buyurmuştur. Doğru sözlülük O’nun en belirgin özelliğiydi.
Hz. Muhammed (s.a.v.), bu özellikleriyle yalnızca bir peygamber değil, aynı zamanda en güzel insanlık örneğidir. O’nun ahlakını örnek almak, Müslümanlar için en büyük kazançtır. “Andolsun ki, Allah’ın Resûlü’nde sizin için; Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır” (Ahzâb Suresi, 21) ayeti, O’nu takip etmenin yolunu göstermektedir.
Allah bizleri O’nun ahlakıyla ahlaklandırsın, şefaatine nail eylesin. Âmin.