Harut ve Marut: Kur’an’daki Kıssa ve Alınacak Dersler

Harut ve Marut: Kur’an’daki Kıssa ve Alınacak Dersler
12.01.2026 19:24 | Son Güncellenme: 13.01.2026 13:21
38
A+
A-

Harut ve Marut: Kur’an’daki Kıssa ve Alınacak Dersler

Kur’ân-ı Kerim’de Harut ve Marut isimleri yalnızca Bakara Sûresi 102. ve 103. âyetlerde geçer. Bu âyetler, Yahudilerin Hz. Süleyman’a (a.s.) isnat ettikleri iftiraları çürütürken sihir/büyü konusunu açıklığa kavuşturur.

Kur’an’daki İlgili Âyetler

Bakara Sûresi 102. Âyet (Diyanet Meali):

Ve onlar, Süleyman’ın mülkü (devleti ve nübüvveti) hakkında şeytanların (uydurup) anlattıklarına uydular. (Oysa) Süleyman küfre sapmamıştı; fakat şeytanlar küfre sapmışlardı. İnsanlara sihri ve Bâbil’deki iki meleğe, Hârût ile Mârût’a indirileni öğretiyorlardı. Hâlbuki o iki melek: “Biz ancak bir imtihan için gönderildik. Sakın (bizi dinleyip de) küfre sapma!” demeden hiç kimseye bir şey öğretmezlerdi. Yine de insanlar o iki melekten, karı ile kocanın arasını açacak şeyler öğreniyorlardı. Oysa onlar, Allah’ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek, fayda sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın âhirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

Bakara Sûresi 103. Âyet (Diyanet Meali):

Eğer onlar iman edip Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, Allah katından verilecek karşılık elbette daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi!

Âyetlerden Anlaşılan Temel Hususlar

  • Hz. Süleyman (a.s.) büyü yaparak mülk ve güç elde etmemiştir; o Allah’ın peygamberi ve kulu olup küfre sapmamıştır.
  • Sihir öğreten asıl kaynak şeytanlardır.
  • Harut ve Marut, Bâbil’de bulunan iki melek olup (çoğunluk âlimlerin görüşü) kendilerine bazı bilgiler indirilmiştir.
  • Bu bilgileri öğretirken mutlaka “Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın küfre sapma!” uyarısını yapmışlardır.
  • İnsanlar bu uyarıyı dinlememiş, bilgileri kötüye kullanmış; özellikle karı-koca arasını bozacak türden büyüleri öğrenmiştir.
  • Büyü, Allah’ın izni olmadan kimseye zarar veremez; fakat yapan kişiye âhirette büyük zarar verir.
  • Büyü öğrenip yapmak âhirette kişiye hiçbir fayda sağlamaz, aksine büyük bir kayıptır.

Alınacak En Önemli Dersler

  1. Sihir ve büyü büyük bir günahtır
    Allah’ın izni olmadan kimseye zarar vermez ama yapanı dünyası ve âhiretiyle perişan eder.
  2. Her ilim bir imtihandır
    Harut ve Marut örneğinde açıkça görüldüğü gibi, “sakın küfre sapma” uyarısına rağmen insanlar ilmi kötüye kullanabilir.
  3. Aile yuvasını bozmak en çirkin kötülüklerdendir
    Âyette özellikle karı-koca arasını ayırma vurgulanır; bu, büyücülüğün en iğrenç ve yaygın kötüye kullanım alanlarından biridir.
  4. Peygamberler masumdur
    Hz. Süleyman’a atılan sihirbazlık iftirası kesin bir dille reddedilir.
  5. En hayırlı olan iman ve takvadır
    Âyetin sonunda vurgulandığı üzere, ne kadar ilim öğrenilirse öğrenilsin, Allah’a iman etmek ve O’ndan sakınmak her şeyden üstündür.

Harut ve Marut kıssası, Kur’ân’ın sihir ve büyü konusundaki net tavrını ortaya koyar: Bu tür işler kişiyi Allah’ın rahmetinden uzaklaştırır, âhirette hüsrana sürükler. Gerçek kurtuluş ve saadet ancak iman, takva ve helâl yollardan gelen ilim iledir.

Allah bizleri her türlü şirk, küfür, sihir ve büyüden muhafaza eylesin. Âmin.