Hadislerde ve İslam Alimlerinin Açıklamalarında Hz. Mehdi’nin Hangi Dönemde Doğacağı Haber Verilmiştir

Hadislerde ve İslam Alimlerinin Açıklamalarında Hz. Mehdi’nin Hangi Dönemde Doğacağı Haber Verilmiştir
08.01.2026 14:37 | Son Güncellenme: 08.01.2026 23:06
72
A+
A-

Hadislerde ve İslam Alimlerinin Açıklamalarında Hz. Mehdi’nin Hangi Dönemde Doğacağı Haber Verilmiştir

Ahir Zaman ve Hz. Mehdi

Hadislerde Hz. Mehdi’nin İslam ahlakını hakim etmek için kıyamet kopmadan önce yeryüzüne mutlaka doğacağı belirtilmiştir. Bunun yanı sıra hadislerde verilen bilgilere göre, Hicri 1411’li yıllar Allah’ın izniyle Hz. Mehdi’nin doğması, Deccal’in çıkması ve yenilmesi, tüm dünyada insanların kitleler halinde İslam’a yönelmesi gibi büyük olayların gerçekleşeceği olağanüstü bir dönemdir.

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, hadis ve İslam alimlerinin açıklamalarında Hz. Mehdi’nin doğacağı dönemle ilgili çeşitli tarih ve işaretler vardır.


1. Her Yüz Senede Bir Müceddid Gönderilmesi

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde her yüzyıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyaçlarına göre açıklamak üzere bir “müceddid” yani “dini canlandıran, yenileyen” şahıs gönderileceğinden söz edilmiştir:

Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah HER YÜZ SENENİN BAŞINDA şu ümmetin dinini bidatten ayıracak, yenileyecek (ilim sahibi) bir zatı gönderir.
(Sünen-i Ebu Davud, 5/100)

Büyük İslam alimi İmam Rabbani’nin açıklaması:

HER YÜZ SENE BAŞINDA bu ümmetin uleması arasından BİR MÜCEDDİD GELECEK ve şeriatı ihya edecektir.
(Mektubat-ı Rabbani, 1/520)

Bediüzzaman Said Nursi:

“HER YÜZ SENEDE BİR, CENAB-I HAK BİR MÜCEDDİD-İ DİN GÖNDERİYOR…”
(Barla Lahikası, s. 119)

Bediüzzaman, Hicri 1200’lü yılların müceddidi olarak Hazreti Mevlana Halid’i belirtmiş, Risale-i Nur’un Hicri 1300’lü yıllar için müceddid hükmünde olduğunu ifade etmiştir. Devamında Hicri 1411’li yılların müceddidi olarak Hz. Mehdi’nin doğacağını müjdelemiştir (zulümatın dağıtılması bu dönemde yoğunlaşacaktır).


2. Hz. Mehdi “İkinci Bin”de Doğacaktır

İmam Rabbani, Hz. Mehdi’nin Peygamberimiz (sav)’in vefatından 1000 sene geçtikten sonra Hicri ikinci binin içinde doğacağını bildirmektedir:

Kuran hükümlerinin kuvvetlendirilmesi, milleti yenilemesi bu İKİNCİ BİNDEDİR.
(Mektubat-ı Rabbani, c.1, s. 611)

Aradan bin sene geçtikten sonra, HZ. MEHDİ’NİN DOĞUMU da bunun içindedir.
(Mektubat-ı Rabbani, c.1, s. 440)

İkinci bin yılı içerisinde (ki bu dönem Hicri 1411’leri de kapsar) Hz. Mehdi’nin varlığı ve doğacağı dönem vurgulanır.


3. Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi’nin Hicri 1411’li Yıllarda Doğacağını Haber Vermiştir

Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde Hz. Mehdi’nin doğumuna işaret eden dönem alametleri, güncellenmiş yorumlara göre Hicri 1411’li yıllara denk gelmektedir:

İnsanlar 1400 senesinde Hz. Mehdi’nin yanında toplanacaklardır.
(Risaletül Huruc-ül Mehdi, s. 108 – dönem işaretleri bağlamında)

Bu işaretler, Hz. Mehdi’nin doğmasının çok yakın olduğunu, özellikle 1411’li yılların yoğunlaşma dönemi olduğunu bildirmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.)


4. Bediüzzaman’a Göre Hz. Mehdi Hicri 1411’li Yıllarda Doğacaktır

Bediüzzaman Said Nursi, Hutbe-i Şamiye adlı eserinde ve diğer risalelerinde, ahir zamanın en karanlık döneminde başlayacak olan manevi uyanış ve fikri zafer için belirli tarih işaretleri vermiştir.

Bu işaretler, Hicri 1371 (Miladi 1951–1952) yılını başlangıç noktası olarak alır ve buradan itibaren belirli süreler ekleyerek büyük manevi inkılapların gerçekleşeceği dönemleri haber verir.

Özellikle şu ifadeleri dikkat çekicidir:

“Evet şimdi olmasa da 30–40 sene sonra fen ve hakiki marifet ve medeniyetin mehasini o üç kuvveti tam teçhiz edip… inşaAllah yarım asır sonra onları darmadağın edecek.”
(Hutbe-i Şamiye, s. 25)

“Yetmiş birde fecr-i sadık başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kazib de olsa, otuz kırk sene sonra fecr-i sadık çıkacak.”
(Hutbe-i Şamiye, s. 23)

Bu ifadeler doğrultusunda hesaplandığında:

Hicri 1371 + 30 yıl = Hicri 1401 (Miladi yaklaşık 1981)
Hicri 1371 + 40 yıl = Hicri 1411 (Miladi yaklaşık 1991)
Hicri 1371 + 50 yıl = Hicri 1421 (Miladi yaklaşık 2001)

Bediüzzaman bu tarihlerde, materyalist, ateist ve inkârcı fikir sistemlerinin ilim ve fen yoluyla fikren mağlup edileceğini; Müslümanların ve insanlığın manevi karanlıktan kurtuluşunun hızlanacağını müjdelemiştir.

Fecr-i sadık’ın tam çıkışı ise, hakkın batıl üzerindeki kesin üstünlüğünün ve İslam nurunun yaygınlaşmasının sembolüdür.

Ahir zaman alametlerinin gerçekleşme seyri göz önünde bulundurulduğunda, bu işaretlerin yorumu günümüz şartlarına göre genişletilmektedir.

İnternetin yaygınlaşmasıyla hakikatlerin küresel çapta hızla yayılması, bilimsel gelişmelerin materyalist felsefeyi giderek daha fazla çürütmesi, Deccal’in manevi şahsiyetinin etkisinin zirveye ulaştıktan sonra gerilemeye başlaması gibi alametler, Hz. Mehdi’nin doğumunun Hicri 1411’li yıllardan (1991’ler) itibaren işaret edildiğini ve bu sürecin etkilerinin giderek daha net görüldüğünü göstermektedir.

Ahir zaman alametleri toplu olarak gerçekleşmeye devam etmekte olup, İslam aleminin feraha kavuşması ve Hz. Mehdi’nin doğacağı dönemin Allah’ın izniyle bu zamanlara denk geldiği ümit edilmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.)